info@tiyatrofil.com

0 850 346 0 FİL (345)

Tiyatro Fil ekibi olarak en sık karşılaştığımız sorulardan biri: ‘’Çocuğum İngilizce bilmiyor. İngilizce tiyatro izlerse sıkılır mı? Oyunu anlar mı?’’ Buna daha detaylı bir açıklama sunmak boynumuzun borcu oldu artık. Yaşı küçük olduğu için İngilizce tiyatro izleme deneyimini erteleyen anne babalar için de düşüncelerini değiştirici bir yazı olacağına eminiz. 
Öncelikle ana dilimizi ele alarak örnekler verelim. Hiçbirimiz doğduğumuzda bir dil bilmiyorduk yani ana dilimiz Türkçe bile bizim için bir yabancı dildi. Anne babalarımız farkında olmadan bizim üzerimizde tüm dil öğretme metotlarını kullandılar.Tabi bu metotları daha iyi kullanan ailelerin çocukları ile kullanmayan ailelerin çocukları arasında farklar olması kaçınılmaz. 17. yy düşünürlerinden John Locke’un ileri sürdüğü ‘Tabula Rasa’ yani ‘Boş kaset’, ana dilimizin tüm öğeleriyle, ailelerimiz ve çevremizdekiler tarafından doldurulmaya başlandı. Tabii biz de kayda açık olan kasetimizi kolaylıkla doldurduk.
Kendini ifade etme ihtiyacı duyan çocuklar olarak bir an önce ‘gugu’ yerine ‘su’ diyebilmeliydik ki ne desek anlayan annemiz dışında herkes ile iletişim kurabilelim. Belli çevresel ve fiziksel faktörler ile doğru orantılı olan süre sonunda ana dilimizi kullanmaya ve konuşmaya başladık. Tabi bu tüm ailelerin de tecrübe ettiği gibi daha detaylı bir süreç. İşte bu süreçte farkında olmadan kullanılan o dil öğretme metotlarını biz Tiyatro Fil ailesi olarak oyunlarımızda kullanıyoruz.
Elbette çocuklarınızın izledikleri oyunu kelimesi kelimesine anlaması beklentileriniz içinde olmamalı. Bizler bile İngilizce bir roman okurken her kelimeyi bilemiyoruz. Önemli olan genel akışı anlaması, keyif alması, İngilizce diline karşı olumlu bir tutum geliştirmesi, ikinci dilini sosyal hayatında hatta bir sanat alanında da tecrübe edip kullanabilmesi, oyundan çıktıktan sonra birkaç kelime ile tanışmış olması.
Bu saydığımız maddelerin gerçekleşmemesi için hiçbir neden yok.
Kim bilir, belki de bu oyunu tecrübe ettikten sonra çocuğunuza İngilizce öğretmek için erken olduğu düşüncenizden vazgeçersiniz. ‘’Çocuğum Türkçe anlar mı?’’ diye endişe edip onunla Türkçe konuşmaktan vazgeçmediğiniz gibi ‘’Çocuğum İngilizce tiyatroyu anlar mı’’ diye endişe edip onu hayatı boyunca unutamayacağı bu tecrübeden mahrum etmeyin. Anlar efendim anlar, bal gibi de anlar. 

Tiyatro Fil
To Top ↑ To Top ↑